Okul yıllığının başındaki “TOY” kelimesini arkadaşlarımız İstanbul Teknik Üniversitesi ikinci sınıfa gidenler için kullanırlardı. Ben üniversiteye ikinci sınıftan başladığım için banada aynı ifadeyi tabir etmişlerdi.
Okul Albümünde Erbakan
(İstanbul, 1944-1948)
“Necmettin Erbakan, Toylardandır, dindardır, çalışkandır. Hayatının yarısını namaz, yarısını da projeler işgal
eder. Sınıfının yarısını kendisi, yarsını da arkadaşları işgal eder. Proje ve raporları geniş izahlıdır. Herkesin bir sayfada bitirdiği konuyu, o kırk sayfada hülasa eder. Kendisine civata nedir diye sorarsanız, izaha demir filizlerinin naklinden başlar. O kadar uzun anlatır ki nihayet namaz vakti gelir, gider namazını kılar, gelir ve kaldığı yerden anlatmaya devam eder.” (16)
Mehmet Bilge Erbakan’i anlatiyor
Prof. Dr. Mehmet Bilge – Erbakan’ın Öğrencilik Arkadaşı
(İstanbul, 1943 -1946)
“Necmettin Erbakan’a İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencilik yıllarında çok çalışkan ve başarılı olduğu için “Derya ” ismini takmıştık. Ayrıca biraz da iriyarı. olduğu için “Yarım Dünya ” derdik.
Erbakan’ı daha iyi tanımak için okul arkadaşları tarafından hazırlanan Okul Albümünü (yıllığını) okumak gerekir.”(l5)
Erbakan Üniversiteyi de birincilikle bitiriyor
Erbakan liseyi birincilikle bitirdikten ve üniversite imtihanlarında gösterdiği üstün başarından sonra İstanbul Teknik Üniversitesi ikinci sınıfında okumaya başladı. İlkokul, ortaokul ve lisede gösterdiği üstün başarıyı üniversite hayatında da katlayarak devam ettirdi. “Özellikle matematik derslerinde gösterdiği üstün başarıdan dolayı arkadaşları ona “YARIM DÜNYA” ve “DERYA” diye isim takmışlardı.” (14)
Aynı dönemde inşaat bölümünde okuyan arkadaşlarından biri Erbakan’ı şöyle anlatıyor:
Erbakan Liseyi birincilikle bitiriyor
Erbakan okul derslerinde gösterdiği üstün başarılarla lise tahsilini devam ettirdi. Sonunda lise hayatını okulu birincilikle bitirerek noktaladı.
Liseli Yıllarında Erbakan
Erbakan, orta okul yıllarında başarılı olduğu gibi lise yıllarında da bu başarıyı daha da yükselterek devam ettirdi. Bu başarılar onu arkadaşlarının ilgi odağı haline getirmişti. O “Dinin Yıldızı” olduğu gibi okulun, sınıfın ve başarının da yıldızı oluyordu.
Okul arkadaşlarından biri “Erbakan’ı şöyle anlatıyor:
(İstanbul, 1941-1942)
“Necmettin arkadaşımız her zaman iftihar
edeceğimiz üstün zekâlı, zamanında az yetişen
kişilerden biridir. Okul tarihinde ve her yerde
ismi anılacak bir. arkadaşımızdır. Bizim için
çok kıymetli bir insandır.”(l2)
Ahmet Berker Erbakan ‘ın Öğrencilik Arkadaşı
Bu Hatırayı Erbakan anlatıyor
(İstanbul, 1938-1941)
“İstanbul Erkek Lisesi 2000 talebesi olan bir mektep, mektepte jimnastik dersinde hatırladığıma göre bir tek ben 10 puan almışım. Herkes birbirine bahsediyor, bir kısmı beni tanımıyor. Yahu bu nasıl bir spor da bu kadar başarılı bir adammış ki, bu meşhur Neriman Tekil’den bu puanı almış. Bahçede, koridorlarda birbirlerine beni gösteriyorlar. Zannediyorlar ki ben o puanı spordaki maharetimden aldım.” (11)
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
Prof. Dr. Berhan Bey anlatiyor
(İstanbul, 1938-1941)
“Neriman Tekil isimli beden eğitim hocamız vardı. O günkü Kültür Bakanlığı bir kural koymuştu. Lise talebesi 100 metreyi 14 saniyede katedecek. Bunu yapamayan tam not alamayacaktı. Herkes koşuyor Necmettin Bey ve ben de koşuyorum fakat bunun ardında onaltı saniye ‘ye düşüyoruz. Hocamız bizi bir daha koşturuyor, arkadaşlarımız bizi teşvik ediyorlar yine olmuyordu. Her koştukça başarı derecemiz düşüyordu. Hocamız da notumuzu kıracağından bahsediyordu. Ancak kırık puan almamız gerekirken Necmettin Bey 10 puan almış ben ise daha düşük aldım. Daha sonra bunun düzeltilmesi için bir yazılı yaptı. Bu yazılı imtihanda bize bir futbol sahasının ebadını, koşmakla yürümek arasındaki farkı yazınız şeklinde sorular sordu. Necmettin Bey matematikte çok başarılı olduğu için şakır şakır yazdı. Ben ise futbol sahasının ebadım tam yazamadım. Bu sebeple Necmettin Bey 10 alırken ben 10 alamadım.” (10)
Prof. Dr. Berhan Bey
İlkokul Dönemi
Erbakan 1937 yılında İstanbul taşındı. Babası Mehmet Sabri Bey’in niyeti, oğlu Necmettin Erbakan’ı o yıllarda Almanya’nın dünya’da giderek artan prestiji nedeniyle Alman Lisesi’ne kaydettirmekti. Ancak bu okuldaki öğrenim süresi hazırlık sınıfıyla birlikte yedi yıl olduğundan Alman Lisesi yerine İstanbul Erkek Lisesi’ni tercih etti.
(dahası…)







