Prof. Dr. Selim Palavan anlatıyor

(ALMANYA, 1951-1953)

“Necmettin Erbakan Bey ‘le Almanya ‘da görüştük. Birlikte bir gün yemeğe gittik. Yemekte önce güzel bir çorba içtik. Yemeği yedikten sonra bir meyve salatası getirildi. Necmettin Bey salataya doğru eğilip onu kokladı ve yemek istemediğini söyledi. Ben de kendisine niçin yemek istemediğini sordum. Salatanın içinde alkol olduğunu söyledi. Ben de ona, Necmi birkaç damla alkolden ne olur dedim. Yine de hayır yemem dedi. Bunun üzerine dedim ki: Necmi farz edin ki ağır bir şekilde hastalandınız ve sana bir ilaç verdiler ve bu ilacın içinde yüzde elli alkol var, bu durumda ilacı kullanmayacak mısınız? Hiç düşünmeden Erbakan bana şu cevabı verdi: Hocam! Siz koskoca bir hocasınız, siz hiç inanabilir misiniz ki alkollü ilaç fayda verir?

(dahası…)

Yayınlandı: on Ağustos 14, 2006 at 5:20 pm Yorumlar (3)

Prof. Dr. Mustafa Köseoglu anlatiyor

(İstanbul, 1944-1948)

“Üniversitemizin mescidi vardı. Cuma günleri Erbakan’la beraber oluyorduk. Rahmetli Kirazoğlu Abimiz de bizim başımızdı. Herkese bir konu verirdi. Necmettin Erbakan Bey ‘e de Besmele konusu verildi, iki hafta üst üste besmeleyi bize çok güzel bir şekilde anlattı. Necmettin Erbakan Bey benimle beraber Üniversiteye başladı, ancak o benden bir yıl önce mezun olduğu için bana hocalık da yaptı. Çok güzel ders anlatıp, güzel resim çizer ve tahtayı çok düzgün kullanırdı. Uzun konuşurdu fakat cümlelerinde bir aksaklık ve ifade düşüklüğü olmazdı. Daha sonra asistanlıkta ve doçentlikte de kendisiyle beraber çalıştık. Arkadaş olarak da çok iyi bir arkadaşdı. bunun için üniversiteden ayrılıp Ankara’ya gitmesini hiç istemiyorduk.” (19)

Prof. Dr. Mustafa Köseoğlu

Yayınlandı: on at 5:16 pm Yorumlar (1)

Okul Albümü ile ilgili kendisi söyle diyor

Okul yıllığının başındaki “TOY” kelimesini arkadaşlarımız İstanbul Teknik Üniversitesi ikinci sınıfa gidenler için kullanırlardı. Ben üniversiteye ikinci sınıftan başladığım için banada aynı ifadeyi tabir etmişlerdi.

Yayınlandı: on at 5:15 pm Yorum Yapın

Okul Albümünde Erbakan

(İstanbul, 1944-1948)

“Necmettin Erbakan, Toylardandır, dindardır, çalışkandır. Hayatının yarısını namaz, yarısını da projeler işgal
eder. Sınıfının yarısını kendisi, yarsını da arkadaşları işgal eder. Proje ve raporları geniş izahlıdır. Herkesin bir sayfada bitirdiği konuyu, o kırk sayfada hülasa eder. Kendisine civata nedir diye sorarsanız, izaha demir filizlerinin naklinden başlar. O kadar uzun anlatır ki nihayet namaz vakti gelir, gider namazını kılar, gelir ve kaldığı yerden anlatmaya devam eder.” (16)

Yayınlandı: on at 5:14 pm Yorum Yapın

Mehmet Bilge Erbakan’i anlatiyor

Prof. Dr. Mehmet Bilge – Erbakan’ın Öğrencilik Arkadaşı

(İstanbul, 1943 -1946)

“Necmettin Erbakan’a İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencilik yıllarında çok çalışkan ve başarılı olduğu için “Derya ” ismini takmıştık. Ayrıca biraz da iriyarı. olduğu için “Yarım Dünya ” derdik.
Erbakan’ı daha iyi tanımak için okul arkadaşları tarafından hazırlanan Okul Albümünü (yıllığını) okumak gerekir.”(l5)

Yayınlandı: on at 5:12 pm Yorumlar (3)

Liseli Yıllarında Erbakan

Erbakan, orta okul yıllarında başarılı olduğu gibi lise yıllarında da bu başarıyı daha da yükselterek devam ettirdi. Bu başarılar onu arkadaşlarının ilgi odağı haline getirmişti. O “Dinin Yıldızı” olduğu gibi okulun, sınıfın ve başarının da yıldızı oluyordu.
Okul arkadaşlarından biri “Erbakan’ı şöyle anlatıyor:

(İstanbul, 1941-1942)

“Necmettin arkadaşımız her zaman iftihar
edeceğimiz üstün zekâlı, zamanında az yetişen
kişilerden biridir. Okul tarihinde
ve her yerde
ismi anılacak bir. arkadaşımızdır. Bizim için
çok kıymetli bir insandır.”(l2)
Ahmet Berker Erbakan ‘ın Öğrencilik Arkadaşı

Yayınlandı: on at 5:10 pm Yorum Yapın

Bu Hatırayı Erbakan anlatıyor

(İstanbul, 1938-1941)

“İstanbul Erkek Lisesi 2000 talebesi olan bir mektep, mektepte jimnastik dersinde hatırladığıma göre bir tek ben 10 puan almışım. Herkes birbirine bahsediyor, bir kısmı beni tanımıyor. Yahu bu nasıl bir spor da bu kadar başarılı bir adammış ki, bu meşhur Neriman Tekil’den bu puanı almış. Bahçede, koridorlarda birbirlerine beni gösteriyorlar. Zannediyorlar ki ben o puanı spordaki maharetimden aldım.” (11)

Prof. Dr. Necmettin Erbakan

Yayınlandı: on at 5:09 pm Yorum Yapın

Prof. Dr. Berhan Bey anlatiyor

(İstanbul, 1938-1941)

“Neriman Tekil isimli beden eğitim hocamız vardı. O günkü Kültür Bakanlığı bir kural koymuştu. Lise talebesi 100 metreyi 14 saniyede katedecek. Bunu yapamayan tam not alamayacaktı. Herkes koşuyor Necmettin Bey ve ben de koşuyorum fakat bunun ardında onaltı saniye ‘ye düşüyoruz. Hocamız bizi bir daha koşturuyor, arkadaşlarımız bizi teşvik ediyorlar yine olmuyordu. Her koştukça başarı derecemiz düşüyordu. Hocamız da notumuzu kıracağından bahsediyordu. Ancak kırık puan almamız gerekirken Necmettin Bey 10 puan almış ben ise daha düşük aldım. Daha sonra bunun düzeltilmesi için bir yazılı yaptı. Bu yazılı imtihanda bize bir futbol sahasının ebadını, koşmakla yürümek arasındaki farkı yazınız şeklinde sorular sordu. Necmettin Bey matematikte çok başarılı olduğu için şakır şakır yazdı. Ben ise futbol sahasının ebadım tam yazamadım. Bu sebeple Necmettin Bey 10 alırken ben 10 alamadım.” (10)
Prof. Dr. Berhan Bey

Yayınlandı: on at 5:09 pm Yorum Yapın

İlkokul Öğretmenleri Erbakan’ın babasına ne demişler?

(TRABZON, 1937)

“Reis Bey maşallahı var Necmettin’in, aman dikkat edin, tahsilini tamamlasın, iyi bir öğrenim görsün “(8)

Erbakan’ın İlkokul Öğretmenleri

Yayınlandı: on at 5:06 pm Yorum Yapın

Erbakan kendi çocukluğu ile ilgili şöyle diyor

(TRABZON, 1932-1937)

“Bizim konağın bahçesi genişti. Bütün memur çocukları bizim bahçeye gelirler, bilhassa yaz tatillerinde böyle program dahilinde oyunlar oynardık. Bahçede herkesin ayrı ayrı dükkânları vardı. Ayrıca basılmış paralarımız vardı. Günlük hayat programa bağlıydı. Belli saatlerde alış-veriş yapılırdı. Ondan sonra askeri talim yapılırdı. Bazen kitap okunurdu. Askeri talimlerde bahçede çok uzun sarmaşıklar vardı. Bu sarmaşıklarla incir ağacından konağın üst katına elektrik telleri çekerdik. Bunu askeri talim gereği yapardık. Üzerine de nar çiçekleri asardık lamba görevi yapsın diye.”(7)

Prof. Dr. Necmettin Erbakan

Yayınlandı: on at 5:05 pm Yorum Yapın