Erbakan okul derslerinde gösterdiği üstün başarılarla lise tahsilini devam ettirdi. Sonunda lise hayatını okulu birincilikle bitirerek noktaladı.
Liseli Yıllarında Erbakan
Erbakan, orta okul yıllarında başarılı olduğu gibi lise yıllarında da bu başarıyı daha da yükselterek devam ettirdi. Bu başarılar onu arkadaşlarının ilgi odağı haline getirmişti. O “Dinin Yıldızı” olduğu gibi okulun, sınıfın ve başarının da yıldızı oluyordu.
Okul arkadaşlarından biri “Erbakan’ı şöyle anlatıyor:
(İstanbul, 1941-1942)
“Necmettin arkadaşımız her zaman iftihar
edeceğimiz üstün zekâlı, zamanında az yetişen
kişilerden biridir. Okul tarihinde ve her yerde
ismi anılacak bir. arkadaşımızdır. Bizim için
çok kıymetli bir insandır.”(l2)
Ahmet Berker Erbakan ‘ın Öğrencilik Arkadaşı
Bu Hatırayı Erbakan anlatıyor
(İstanbul, 1938-1941)
“İstanbul Erkek Lisesi 2000 talebesi olan bir mektep, mektepte jimnastik dersinde hatırladığıma göre bir tek ben 10 puan almışım. Herkes birbirine bahsediyor, bir kısmı beni tanımıyor. Yahu bu nasıl bir spor da bu kadar başarılı bir adammış ki, bu meşhur Neriman Tekil’den bu puanı almış. Bahçede, koridorlarda birbirlerine beni gösteriyorlar. Zannediyorlar ki ben o puanı spordaki maharetimden aldım.” (11)
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
Prof. Dr. Berhan Bey anlatiyor
(İstanbul, 1938-1941)
“Neriman Tekil isimli beden eğitim hocamız vardı. O günkü Kültür Bakanlığı bir kural koymuştu. Lise talebesi 100 metreyi 14 saniyede katedecek. Bunu yapamayan tam not alamayacaktı. Herkes koşuyor Necmettin Bey ve ben de koşuyorum fakat bunun ardında onaltı saniye ‘ye düşüyoruz. Hocamız bizi bir daha koşturuyor, arkadaşlarımız bizi teşvik ediyorlar yine olmuyordu. Her koştukça başarı derecemiz düşüyordu. Hocamız da notumuzu kıracağından bahsediyordu. Ancak kırık puan almamız gerekirken Necmettin Bey 10 puan almış ben ise daha düşük aldım. Daha sonra bunun düzeltilmesi için bir yazılı yaptı. Bu yazılı imtihanda bize bir futbol sahasının ebadını, koşmakla yürümek arasındaki farkı yazınız şeklinde sorular sordu. Necmettin Bey matematikte çok başarılı olduğu için şakır şakır yazdı. Ben ise futbol sahasının ebadım tam yazamadım. Bu sebeple Necmettin Bey 10 alırken ben 10 alamadım.” (10)
Prof. Dr. Berhan Bey
İlkokul Dönemi
Erbakan 1937 yılında İstanbul taşındı. Babası Mehmet Sabri Bey’in niyeti, oğlu Necmettin Erbakan’ı o yıllarda Almanya’nın dünya’da giderek artan prestiji nedeniyle Alman Lisesi’ne kaydettirmekti. Ancak bu okuldaki öğrenim süresi hazırlık sınıfıyla birlikte yedi yıl olduğundan Alman Lisesi yerine İstanbul Erkek Lisesi’ni tercih etti.
(dahası…)
İlkokul Öğretmenleri Erbakan’ın babasına ne demişler?
(TRABZON, 1937)
“Reis Bey maşallahı var Necmettin’in, aman dikkat edin, tahsilini tamamlasın, iyi bir öğrenim görsün “(8)
Erbakan’ın İlkokul Öğretmenleri
Erbakan kendi çocukluğu ile ilgili şöyle diyor
(TRABZON, 1932-1937)
“Bizim konağın bahçesi genişti. Bütün memur çocukları bizim bahçeye gelirler, bilhassa yaz tatillerinde böyle program dahilinde oyunlar oynardık. Bahçede herkesin ayrı ayrı dükkânları vardı. Ayrıca basılmış paralarımız vardı. Günlük hayat programa bağlıydı. Belli saatlerde alış-veriş yapılırdı. Ondan sonra askeri talim yapılırdı. Bazen kitap okunurdu. Askeri talimlerde bahçede çok uzun sarmaşıklar vardı. Bu sarmaşıklarla incir ağacından konağın üst katına elektrik telleri çekerdik. Bunu askeri talim gereği yapardık. Üzerine de nar çiçekleri asardık lamba görevi yapsın diye.”(7)
Prof. Dr. Necmettin Erbakan
Çocukluk arkadaslarindan Vala Bey anlatiyor
(TRABZON, 1932-1937)
“Necmettin Bey o zamandan bu zamana hiç değişmeyen bir olaydır. O zaman televizyon ve radyonun olmadığı bir dönemdi. Ancak köşe kapmaca, salıncakta sallanma veyahutda Necmettin Bey’in kurallarını koyduğu oyunlarla oynardık. Bu oyunlarda onu yenmek mümkün olmazdı. Çünkü oyunların kurallarını kendisi koyardı. Salıncak oyununda kim ayaklarını tavana vurursa o birinci olurdu. Tabi kendisinin boyu o zaman da uzun idi. Dolayısıyla hemen ayağını duvara vurur ve birinci olurdu. Maalesef biz ayaklarımızı tavana vurmayı başaramazdık.” (6)
Vâlâ KARTAL
Çocukluk Dönemi (1926-1938)
Ağır ceza reisi olarak görev yapan Erbakan’ın babası Mehmet Sabri Bey’in Kayseri’ye tayin edilmesi sebebiyle Erbakan çocukluk döneminin bir ila altı yaş arasını Kayseri’de geçirdi.
Daha sonra yine babasının tayini nedeniyle 1932 yılında Trabzon’a yerleşti.
İlk tahsilini Trabzon Gazi Paşa İlkokulunda tamamladı. (5)
Doğumu
Erbakan, Anadolu’nun kuzeye doğru en çok ilerleyen ve ince Burun ile sona eren kara çıkıntısına doğudan birleşen küçük bir yarım adanın yüksekliği az olan berzah kesiminde kurulmuş ve 1924 yılında vilayet yapılan Sinop ilinde dünyaya geldi.
Babası Mehmet Sabri Bey, Cumhuriyet’in üçüncü yılının kutlandığı 29 Ekim 1926′da dünyaya gelen oğluna “Dinin Yıldızı” anlamına gelen Necmettin adını koydu.







